GEBELİKTE MEYDANA GELEN ÇATLAMAR

7/11/2007 | Kategori: Gebelik Doneminde Cilt Bakimi |

CİLT ÇATLAMALARI

 

Gebelikteki cilt çatlamaları, genellikle gebeliğin 5-6. aylarında başlayan, başlangıçtaHamilelikte oluşan çatlaklarla mücadelede karında kırmızı renkli, çizgi şeklinde, gün geçtikçe koyulaşan, kadınların çok üzülmesine yol açan cilt değişimleridir. Doğum sonrası gümüşi renkteki bu çizgiler hormonal etkilere bağlı olduğu kadar gerilmeye de bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Gebelerin % 60 ile 90 'ında ciltte çatlaklar gözlenmektedir.
Bu çatlaklar cildin elastik liflerinin hormonal etki, gerilme ve ödem nedeniyle birbirlerinden ayrılması veya kopması nedeniyle oluşur. Böylece epidermis (cildin en dışı) ve kutis (iç) tabakasındaki aralıklardan cilt altındaki damardan zengin tabaka görülebilir hale gelir. Genellikle gebeliğin 5 ayından sonra daha çok karın alt bölgesininde, göğüs ve kalçada görülür. Ancak bazı böbrek üstü bezi hastalıkları (Cushing Hast) veya ani kilo alan veya veren herkeste ve vücudun hemen her yerinde görülebilir.

Gebelikte(veya gebelik dışında) görülen cilt çatlaklarına karşı alınacak ilk önlem aşırı ve ani kilo değişimlerinden kaçınmaktır. Bu ani kilo alımı kadar(gebelik) ani kilo verme (aşırı sıkı diyetler ) için de geçerlidir. Gebelikte ortaya çıkan durum fizyolojik olarak normal bir durum olan vücutta su tutulumu(ödem) ve yükselen gebelik hormonları ve kilo alımıdır.

Gebelik süreci genellikle değiştirilemeyeceğinden gebe kadınlar cilt bakımına dikkat etmek zorundadırlar. Bu bakım profesyonel yardım veya evde kendi kendine alınan önlemlerden oluşabilir.

Çatlaklar ciltteki elastik liflerin şişerek gerilip kopması sonucu oluştuğundan bu gerilme ve kopmaya karşı cilte masaj yapmak ve cilti yumuşak tutan kremler sürmek başlıca önlem olmalıdır. Bu amaçla pek çok kremler üretilmiş olmakla birlikte hiçbirisinin kesin olarak cilt çatlaklarını tamamını önlediği söylenemez. En azından her gün düzenli olarak bir krem sürerek veya sürmeden cilde yapılan friksiyon, parmak ucu ve avuç içi ile yapılan masaj faydalı olabilir.

Elbette gebelikte kilo alımının abartılmaması, fiziksel aktivitelerin gereksiz derecede kısıtlanmaması da önemlidir. Böylece ilk kural olarak 3. aydan sonra karın , goğüs ve bacak cildine yumuşatıcı kremler sürmek ve aşırı kilo almaktan kaçınmak ilk önlemdir.Ayrıca gebe kadının bol sıvı alımını sağlamak önemlidir.
Doğumdan hemen sonraki hızla kilo kaybı ve ödemlerin çözülmesi döneminde de bu önlemlere devam edilmeli ve lohusalık bitene (kırkı çıkmak veya bilimsel tanıma göre doğumdan sonraki ilk 6 hafta boyunca) kadar masaj ve kremler uygulanmalıdır.

Gebelikte aşırı kilo alınmışsa bunlardan yavaşça kurtulmak önerilebilir. Herşeye rağmen çatlaklar oluşursa tedavi için çok acele edilmemesi gebeliğin oluşturduğu değişikliklerin kaybolması beklenerek en son duruma göre tedavi düzenlenmesi uygun olur. Bu tedaviler içerisinde bazı plastik cerrahi teknikleri ve laser uygulamaları sayılabilir.

Gebeler bu durumu eğer kendilerine saygılarını azaltan bir durum olarak görmüyorlarsa hiçbir tedaviye gerek yoktur. Çünkü bu çatlaklardan dolayı ek bir hastalık veya ciltte başka problemler olması beklenmez.


MEME BAŞI ÇATLAKLARI

 

Annelerin meme problemleri yüzünden bebeklerini emzirememesinin, bebeklerin anne sütü aldıkları dönemi kısalttığı artık bilinen bir gerçek. Bu nedenle meme başı çatlaklarının henüz oluşmadan engelemek gerekiyor.Meme başı çatlaklarına dikkat!
Bebek sahibi olan anne, bebeğine herşeyin en iyisini, en doğrusunu vermek ister. Bir annenin bebeğine verebileceği en değerli şey ise anne sütüdür. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bebeklerin en az 4-6 ay arasında emzirilmesini önerirken, annelerin büyük bir bölümü memelerinde meydana gelen çeşitli rahatsızlıklar yüzünden bir dönem bebeklerini emziremiyorlar. Berlin Benjamin Franklin Üniversitesi Eğitim Hastanesi’nden Prof. Dr. Jürgen Vormann ve ekibinin yaptığı bir araştırmaya göre, yeni doğum yapan annelerin yaklaşık %30’u hatalı emzirme tekniklerini kullandıkları için meme başı çatlakları ve yarıkları yüzünden bir dönem bebeklerini emziremiyorlar. Bu dönemin bebek için çok gerekli olan sütün üretimini olumsuz etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Vormann, “Memeyi ağızına alan bebek dişeti ve dudaklarıyla beyine uyarı göndererek süt yapımını başlatıyor. Fakat memede oluşan çatlak ve yarığa bağlı olarak ortaya çıkan ağrı nedeniyle, anne bebeğini memede rahat tutamıyor. Bu nedenle de sütün yapımı için gerekli olan uyarı beyine gitmiyor. Memede oluşan çatlak ve yarıklar süt yapımını olumsuz etkiliyor. Anne bebeğini ne kadar sık emzirirse süt yapımı o kadar çok olur. Anne sütünün bebek için önemi düşünüldüğünde, bebeğin sütten erken kesilmemesi, bebeğin sağlığı için çok önemlidir.” dedi.
Meme başı çatlaklarını ve yarıklarını engellemek için hamileliğin 8. ayından itibaren göğüslerin emzirmeye hazırlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Vormann, “Bu amaçla, banyodan sonra kullanılacak bitkisel içerikli pomadlar, doğumdan sonra hem annenin acı çekmesini engelleyecek, hem de bebeğin gelişimi için gerekli olan sürede süt vermesine yardımcı olacaktır.” diye konuştu.


 

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti